Yeşil Domates Dolması

yesil-domates-dolmasi-1

Oğlumun okulundan turşu malzemesi istenmesiyle başladı bu yemeğin hikayesi. Aslında pazarda çoğu turşu malzemesi bitmişti ve ben lahana haricinde bir turşu olsun diye kendi kendimle inatlaşmıştım. Yeşil domatesler hala varken 1 kilo aldım ama tek başına turşu olmaz diye de düşündüm. Sonunda yeşil domatesler evde dolma yapılmak üzere kalırken karnabahar turşu olmak üzere okulun yolunu tuttu. Ve sonunda da bir kaç yerde görmüş olduğum bu tarif ortaya çıktı. Tadı mı, kesinlikle ve kesinlikle denenmeli…

  • 1 adet orta boy soğan
  • 3 diş sarımsak
  • 1 su bardağı pirinç
  • 1 kg yeşil domates
  • 1 yemek kaşığı domates saçası
  • 2 yemek kaşığı domates rendesi
  • 7-8 dal dereotu
  • 4-5 dal maydanoz
  • Tuz, yenibahar,nane, kimyon
  • Zeytinyağ

yesil-domates-dolmasi-2

Soğanı minik küp halinde doğrayın, sarmısağı ezin ve bir tavada zeytinyağ ile kavurun. Üzerine yıkayıp süzdüğünüz pirinci ekleyin. Salçaları, tuzu ve baharatları ekleyip kavurun.  su bardağı ilave edip diri kıvamda pişirin. Ocağın altını kapatıp ince doğradığınız dereotu ve maydanozu pirince ekleyip karıştırın.

Domateslerin baş kısmını şapka gibi kesin. İçlerini oyun. Domatesleri pirinçle doldurup kestiğiniz kapakları üstüne kapatıın. Bir borcama dolmaları dizip yarılarına gelecek kadar su ekleyip üstünü kapatın. 190 derecede 20 dakika üstü kapalı piştikten sonra kapağını (ben kapaklı borcam kullandım) açıp üstü açık bir şekilde 170 derecede 15 dakika daha pişirip fırını kapatın.

Afiyet olsun.

 

Patlıcan Çığırtma

patlican-cigirtma

İzmir’den yaptığım pazar alışverişi baya verimli oldu ve bir süre oradan aldığım sebzelerle idare ettim. Aslında bitmesinler isterdim ama maalesef mümkün değil :) İstanbul’un pazarları ile kıyaslanamayacak kadar taze olan sebzeleri arıyorum şimdi. O sebzelerden çığırtmalık patlıcanla yapılan (sebzenin adı üstünde) çığırtma tarifi var sizlerle paylaşmak istediğim. Çığırtmalık patlıcan nasıl oluyor derseniz kıl patlıcan da diyebileceğimiz bu tür, açık mor renkli ve yaklaşık iki parmak kalınlığındaki uzun patlıcanlar. İzmir’de çığırtma yapmak için bu patlıcanlar kullanıldığı için satılırken de bu isimle satılıyor. İstanbul’da bu patlıcanı bulamayanlar kemer patlıcan kullanabilirler. Ama uzunca kemer patlıcan tercih etmelerini tavsiye ederim.

Patlıcan Çığırtma :

3-4 Kişilik

  • 4 adet kemer ya da çığırtma patlıcan
  • 4 adet domates
  • 1 adet soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • Tuz, 1 çay kaşığı şeker
  • Zeytinyağ

Üzeri İçin:

  • İnce kıyılmış maydanoz

Patlıcanların sap kısımlarını kesip alacalı soyun ve enine aynı yönde kesikler atın. Patlıcanı tamamen kesmeyin. (Beli kırık kebabındaki gibi) Tuz serpip kızgın zeytinyağında kızartın.

Bir derince büyük tavaya zeytinyağ döküp minik küp doğranmış soğanı kavurun. Üstüne rendelenmiş domatesi ekleyin. Dövülmüş sarımsa, tuz ve şekeri ilave edin. Kaynamaya başlayınca patlıcanları bu sosun içine alın. 1 çay bardağı kadar su ekleyip tavanın kapağını kapatın. Sos kıvam bulana kadar pişirin. Servis tabağına alıp üzerine maydanozu serpin.

Afiyet olsun.

Patlıcan Pabucaki

patlican-pabucaki

Yaz geldi ve patlıcan mevsimini açtık. Patlıcanı çok seviyorum, hele de közlenmiş haline bayılıyorum. Ama her yemeği de közleyerek yapamıyoruz. Gerçi kızartmaktan kaçındığım için közlenmiş patlıcanla karnıyarık da yaptım; oysa ki  patlıcanın bir de haşlanarak kullanıldığı lezzetli yemekler varmış ki ben bunu yeni öğreniyorum :( Patlıcan pabucaki  tarifinde haşlandığını görünce işte aradığım hafif patlıcan tariflerinden biri dedim. Ramazan gelmeden yapabileceğim hafif yemekler arasına bu tarifi de ekledim. Korkmadan yiyeceğiniz harika bir zeytinyağlı ayrıca…

Not: Ben tarifi yarım ölçek olarak uyguladım. Sizlere Sahrap Hanım’ın sitesindeki gerçek ölçüleri veriyorum.

Patlıcan Pabucaki:

  • 4-5 adet kemer patlıcan
  • 2 adet kuru soğan
  • 2 adet domates
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1/2 su bardağı zeytinyağ
  • 2 adet yumurta
  • 50 gr. kadar beyaz peynir
  • Tuz, karabiber
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker

Üzeri İçin:

  • Rendelenmiş kaşar peyniri

Patlıcanları yıkayıp soymadan ve saplarını kesmeden karnıyarıktaki gibi bıçakla patlıcanları yarın ve tuzlu suda yarım saat kadar bekletin. (Ben bekletmeden yaptım :)) Sonra patlıcanları bir tencereye alıp üstlerine çıkacak kadar su ekleyin ve yumuşayıncaya kadar pişirip sudan çıkarın ve soğumasını bekleyin. Bir kaşık ve bıçak yardımıyla patlıcanların içini sadece kabukları kalacak şekilde boşaltın.

Bir tavaya zeytinyağ döküp küp doğradığınız soğanları kavurun. Üstüne doğradığınız patlıcan içlerini sonra da küp doğranmış domatesi ekleyin. Domates yumuşamaya başlayınca küçük doğranmış peynir ve ince doğranmış maydanozu da harca ekleyin. Tuz ve karabiberi ilave edin. Ocağın altını kapatıp yumurtaları kırıp harca ekleyip hemen karıştırın.

Patlıcanları yağlanmış bir fırın kabına alıp içlerini harçla doldurun. Üstlerine rendelenmiş kaşar peyniri ve kalan zeytinyağını gezdirip 175 derece fırında 10-15 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun.

 

 

Bulgurlu Biber Dolması

SONY DSC

Herkese hayırlı günler, Allah(c.c.) yar ve yardımcınız olsun. Herkese sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.

Sağlık herşeyin başında geliyor sözünü hepimiz çok sık kullanıyoruz ama bu sözün gereğini çoğumuz yerine getirmiyoruz. Yaz sıcakları bastırdı ama çoğu kişiden hastalık haberleri duymaya devam ediyorum. Bağışıklık sistemi zayıf ve her mikroba kolayca yenilen bedenlerimiz var artık. Hastalıklara karşı en iyi silahımız iyi beslenmek aslında ancak zayıflamak adına yapılan diyetleri ben iyi beslenme olarak kabul edemiyorum ne yazık ki. Diyetteyim diyerek çoğu şeyden kendini alıkoyan bir çok kişi kola içmekten (şekersiz içtiklerinde daha iyi bir şey yaptıklarını zannetseler de), cips, kraker yemekten, hazır gıdaları tüketmekten geri duramıyor. Hatta kendileri yemedikleri zaman bile geleceğin sağlıksız nesillerine hazırlık yaparcasına çocuklarına en zararlı şeyleri vermekten çekinmiyorlar.

Bebeğine ek gıdaya geçmesinden itibaren en sağlıklı meyveleri, ev yapımı yoğurtları yediren anne ve babalar kendileri hazır yoğurt ve çorbaları tüketmeye devam ediyor. Kendi sofralarının aslında bebeklerine özendikleri kadar özenilmesi gerektiğini çocuklarına göstermedikleri için büyüyen çocuklarda anne ve babanın yediklerine özenip bir zaman sonra sağlıklı olanı istemiyor.

Bedenlerimizin bize bir emanet olduğu düşüncesini hastalanmadan en an hatırlamak gerekiyor. Öncelikle kendi adıma yaptığımız çoğu yanlış beslenme alışkanlıklarımızın farkına varmayı ve hem sahip olduğumuz emanet bedene, hem de emanet evlatlarımıza iyi bakabilmeyi Allah’tan(c.c.) diliyorum ve bu konunun farkındalık oluşturma noktasında ele alınmasını bilgisi ve yetisi olan herkesten rica ediyorum. Bu dünyada sadece kendimizden değil, ulaşabildiğimiz herkesten sorumluyuz. Doğru bildiğim yanlışlar ya da hiç duymadığım doğrular konusunda fikir ve yorumlarınıza her zaman açığım. Bir yorum ya da bilgi ile hayatımızdaki bir yanlıştan bile dönebilirsek ne mutlu bizlere…

Bu uzun girizgah yazısından sonra tarife geçebilirim sanırım :) Bulgurla bir tarif verip en azından yaptığım girizgaha bir nebze de uyumlu düşeyim istedim. Pirinçten uzaklaşmak isteyenlere bir alternatif olsun…

Bulgurlu Biber Dolması:

  • 9 adet yeşil dolmalık biber
  • 5 yemek kaşığı pilavlık bulgur
  • 1 adet soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 1-2 dal taze nane
  • 3-4 dal dereotu
  • 3-4 dal maydanoz
  • 1 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • Zeytinyağ, tuz

Bulguru bir kaseye alıp yıkayıp süzün. Üstüne küp doğranmış soğan ve domates, ezilmiş sarımsak, ince doğranmış deteotu, nane ve maydanozu zeytinyağ ve tuz ile birlikte ekleyip karıştırın.

Biberleri yıkayıp sap kısımlarından kapak yapar gibi bıçakla kesip tohumlarını çıkarın. İçlerini bulgurlu harç ile doldurup biberleri kestiğiniz kapaklarla kapatın, tencereye dizin. Biberlerin yarısına gelecek kadar tencereye su ekleyin. Biberlerin üstüne zeytinyağ gezdirip suyuna tuz(dilerseniz tuzu yemeğin pişmesine yakın atın ki iyot oranı korunsun) ekleyin. Ocağın altını açıp tencerenin kapağını kapatın. Su kaynamaya başlayınca tencerenin kapağını aralayıp ocağın altını kısın.

Bulgur pişip biberler yumuşayınca ocağın altını kapatın.

Afiyet olsun.

 

Bulgurlu Patlıcan ve Kırmızı Biber Dolması

bulgurlu patlican dolmasi

Kuru dolmasını yapmaya alıştığım patlıcanı ilk kez bu şekilde bir dolma yaparak kullandım. Bir de eşim kırmızı biberin dolmasını çok sevince bir iç harcından iki farklı dolma yaptım bu sefer. Pirinç yerine bulgur olduğundan her zamanki tercihlerime çok uyan bir dolma oldu doğrusu. Daha önceden yaptığım benzer dolmalara aşağıdaki tariflere tıklayarak bakabilirsiniz.

Şimdi ise bizim bulgurlu patlıcan ve kırmızı biber dolmamızın tarifi geliyor.

Bulgurlu Patlıcan ve Kırmızı Biber Dolması:

  • 2 adet kemer patlıcan
  • 2 adet kırmızı biber
  • 3/4 su bardağı pilavlık bulgur
  • 1 adet soğan
  • 2 adet yemeklik domates
  • 3-4 dal taze nane
  • 1 diş sarımsak
  • Tuz, karabiber, zeytinyağ

Bulguru yıkayıp süzün. Derin bir kaba alın. Üstüne küçük küp halinde doğradığınız soğanı, sarmısağı ve domatesi ekleyin. Naneyi incecik kıyıp harca ilave edip tuz, karabiber ve zeytinyağı da ekleyip karıştırın.

Patlıcanları yıkayıp baş kısmını kesin ve alacalı soyun. Enine ikiye bölüp içini oyup bulgurlu harcı içlerine doldurun.

Kırmızı biberlerin başını kesip içindeki tohumları boşaltın ve içlerini bulgurlu harç ile doldurun.  Patlıcan ve kırmızı biberleri bir tencereye alıp yarı seviyelerine kadar su doldurup üstlerine 2-3 yemek kaşığı kadar zeytinyağ gezdirip suyuna tuz ekleyin ve tencerenin kapağını kapatıp kaynadıktan sonra kısık ateşte pişirin.

Afiyet olsun.

Fırında Buğdaylı Renkli Biber Dolması

renkli biber dolmasi-1

Sizlerle bugün Lezzet’in web sayfasında görüp annemlerle birlikteyken denediğim renkli biberlerle yapabileceğiniz farklı bir dolma tarifini paylaşmak istiyorum. Pirinç haricinde bulgurla da dolma yapıyordum, aşurelik buğdayda bu tarif sayesinde dolma harçlarım arasına eklendi. Sizler için de farklı bir seçenek olacağını umuyorum.

renkli biber dolmasi-2

Fırında Buğdaylı Renkli Biber Dolması:

  • 4 adet renkli biber
  • 1 adet soğan
  • 2 bardak haşlanmış aşurelik buğday
  • 1 yemek kaşığı dolmalık fıstık
  • 1 yemek kaşığı kuş üzümü(suda bekletilip süzülmüş)
  • 1 tutam tarçın
  • 5-6 dal ince doğranmış dereotu
  • Tuz, karabiber
  • Zeytinyağ

Renkli biberlerin başını kesip boyuna ikiye bölün ve çekirdeklerini çıkarın.

Bir tavaya zeytinyağ döküp dolmalık fısıtığı kavurun üstüne  küp doğranmış soğanı ekleyin. Buğdayı da ekleyin ve karıştırın. Kuş üzümü , tarçın, karabiberi ekleyip biraz daha kavurun. Dereotunu da ilave edin ve ocağın altını kapatın.

Dolma harçlarını biberlerin içlerine doldurun. Bir fırın kabına dolmaları yerleştirin ve dolmaların yarısına gelecek kadar su ekleyin. Suyuna tuz ve zeytinyağ ekleyip fırın kabının üstünü kapatıp 190 derece fırında yarım saat kadar pişirip sonra üstünü açın ve 5-6 dakika kadar daha pişirip fırını kapatın.

Afiyet olsun.

Zeytinyağlı Portakallı Kereviz

Sevgili blog arkadaşım Zeliha yani Umut Sepeti, çok şirin görüntüsüyle herkesin beğenisini kazanacak nefis tarifi zeytinyağlı portakallı kereviz ile katılmış etkinliğimize. Kendisine teşekkür ediyor ve tarifine geçiyorum.

Zeytinyağlı Portakallı Kereviz:

Bu haftayı kereviz haftası ilan etsem yeridir. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar kereviz ağırlıklı beslendiğimiz bir zaman dilimi olmamıştı. Zaten kısa bir süre öncesine kadar,kerevizin eve girmişliği bile yoktu. İlk defa nerde yedim,nasıl yedim hiç hatırlamamakla beraber,aklımda kalan tek şey,kötü kokulu ,tatsız tutsuz bir şey olduğuydu. Sonra birgün yengemde,portakallı kereviz yedim ve acaba benim bildiğim şeyle bu farklı mı dedim. Çünkü, o aklımdakilerle tamamen zıt,nefis,kokusuz, damağımda hoş, hafif bir tat bıraktı. Bunun üzerine, ben de yapmak için,eşimden kereviz istedim. Mübareğim,o kadar çok kereviz almış ki, sanki ona ‘Yarın kereviz partisi vericez,ne kadar bulursan,alıp getir.” dedim! Elindeki kereviz poşetlerini görünce,kendisine de söyledim. Bana cevaben; -‘Kerevizle ne yemek yapılıyorsa yapar,kalanıyla da reçel yapar koyarsın.’deyince, gülmekli halimle, haklısın deyip , hazırlamak için yardımını rica ettim. Zira,ufacık ellerim,kalın kereviz kabuklarını soymak için hiç elverişli değiller.:) Ellerimle yapmam gereken ve zorlandığım şeyler karşısında,hep aynı şeyi düşünüyorum; Ellerim daha büyük olsalardı,ben daha becerikli biri olabilirdim hiç şüphesiz. Ama buna da şükür, kimseye muhtaç değilim en azından. Kerevize döneyim konuyu dağıtmadan.

Kereviz aldırmaktan maksadım portakallı kereviz pişirmekti ya, ilk  kez yapacağım için,biraz albenili olsun istedim. Google aramalarım sonucunda, gözüme en hoş gelen şu şekilde karar kılıp, fazlaca  vakit harcamama sebep olsa da, çiçek kerevizler hazırladım. Hem görsel,hem tat olarak harika bir alternatif. Hele ki misafir gelecekse ve bu  önceden belliyse, mutlaka hazırlanmalı bence. Kerevizin mevsimi olduğu sürece. Mevsimi olma bile, derin dondurucu diye bişey var. Oraya stoklamalı,eş,dost,akraba bu lezzetten faydalandırılmalı .:) Şekil verme kısmı oyalasa da pişirme kısmı, çok pratik. Şekilciliğe gerek yok veyahut vaktim yok diyenler de en basit haliyle doğrayıp pişirebilirler. Her halükarda tat on numara. Tarifimi, bugün bizzat hazırlayıp sunduğum çay sofrasına da çok yakışmasından yola çıkarak 78.porselen demlik çay saati etkinliğine ev sahibeliği yapan sevgili arkadaşım yer sofrasına gönderiyorum. Arkadaşıma kolaylıklar diliyorum.. Zeytinyağlı,Portakallı,Kereviz malzemeler:

  • 3 adet büyük kereviz
  • 3 adet ince havuç
  • yarım limon suyu
  • 1 çorba kaşığı şeker
  • 2 su bardağı portakal suyu
  • 1 fincan zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz
hazırlanması:
  1. Kerevizleri soyup,yuvarlaklar halinde dilimliyoruz.
  2. Dilimlediğimiz kerevizleri,kararmamaları için limonlu suya atıyoruz.
  3. Hepsini dilimledikten sonra,kurabiye kalıbıyla bastırıp,çiçek şekli veriyoruz.
  4. Havuçları minik minik dilimliyoruz.
  5. Kereviz dilimlerinin ,ortasını kabak oyacağı ile açıp,havuç yerleştirip geniş bir tencereye sıralıyoruz.
  6. Üzerine,kalan havuçları , portakal ve limon suyu,zeytinyağ,tuz ve şekeri ilave edip kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz.
  7. Kontrol edip,kerevizler tamamen erimeden ocaktan alıp servis yapıyoruz.
not: Eğer çiçek şeklinde yapılırsa, kenarlar kalıyor, o kenarları elbette çöpe atmıyoruz.
Onlarla da şahane bir kereviz salatası yapıp, lezzete doyuyoruz.:)
Salata tarifi çok yakında !
Afiyet,şifa olsun…
Lezzet dolu haftasonları diliyorum..