Bulgurlu Rokalı Soğuk Çorba

bulgurlu-rokali-s.corba

Yazın en sevdiğim çorbalar soğuk çorbalar. Bundan evvel bir çok soğuk çorba yaptım ve hepsini severek tükettik. Bu sefer ki soğuk çorba kendi tarifim oldu. Ben bunu da çok sevdim. Hele orucu açıp soğuk çorba ile serinleme düşüncesi beni bugün bile bu çorbayı yapmaya teşvik ediyor diyebilirim :)

Sıcak yaz günlerinde hele de iftar sofralarınız için çok tercih edeceğinizi düşündüğüm bu tarifi sizlerin beğenisine sunuyorum :)

Bulgurlu Rokalı Soğuk Çorba:

  • 4 yemek kaşığı pilavlık bulgur
  • 5 su bardağı su
  • 500 gr. yoğurt
  • 1/2  demet roka
  • Dilersniz 1-2 diş ezilmiş sarımsak
  • Tuz, nane, pulbiber

5 su bardağı suyu tencereye alıp içine yıkayıp süzdüğünüz bulguru ilave edin. Bulgur pişene kadar haşlayın. Ilımasını bekleyin. Çırpılmış yoğurt, tuz ve sarmısağı ilave edin. Buzdolabında birkaç saat soğutup içine ince kıyılmış roka , nane ve pulbiberi ekleyip soğuk servis yapın.

Afiyet olsun.

Hayırlı iftarlar..

Reklamlar

Oruç Yürek İster, Yürekte Merhametli Kulda Olur

merhamet

Ramazan geldi ve oruçlarımız başladı çok şükür. “Tok açın halinden anlamaz derler” ki dinimiz darda ve zorda olanın halini anlamamız için bir çok ibadetle dolu. Bizler aç kalmadığımız sürece bir lokmanın bile kıymetini bilenlerden olamıyoruz ne yazık ki. Oruç bu konuda hem başkalarını anlamamızı sağlayan, hem de açlığın vesilesiyle nefsimizin isteklerinin durulmasını sağlayan harika bir ibadet. Ama ne yazık ki nefsimiz bu orucu tutmamak için çok bahaneler üretebiliyor. Hava sıcak, gün uzun demek kolay geliyor. Oysa ki ister 16 ister 18 isterseniz 20 saat aç , susuz kalalım; bizler bu sürenin sonunda kendimize nefis bir ziyafet çekeceğimizi ve en güzel içeceklerden kana kana içeceğimizi biliyoruz. Ya bu nimetlere ne zaman ulaşacağı bile belli olmayan Afrika’daki ya da başka yerlerdeki kullar ne yapsın. Lütfen artık mazeretleri bir kenara bırakalım. Etrafınız nimetlerle doluyken elinizi onlara sürmeyecek kadar yüreğiniz olsun. Böyle bir yüreğiniz olsun ki o yürek vicdanla ve merhametle dolsun.

Merhamet etmeyene merhamet olunmaz. Bu oruç vesilesiyle başka kullara merhametimiz  artsın ve soframızdan bir kaç çeşidi azaltıp ihtiyacı olanlara pay ayıralım inşallah.

Hayırlı Ramazanlar…

 

Herkesin Ramazan Ayı Mübarek Olsun ve Tuzlu Baharatlı Kurabiye

tuzlu-bhrtl-kurabiye

Ramazan ayına Rabbim kavuşturdu bizleri çok şükür. İlk teravihler bu gece kılınıyor. Allah(c.c) kulluğun sabır , tevekkül ve teslimiyet olduğunu tam anlamıyla idrak edeceğimiz bir Ramazan geçirmemizi cümlemize nasip etsin.

Tüm İslam aleminin Ramazan ayı mübarek olsun. Hayırların fethedildiği, şerlerin defedildiği bir ay olmasını diliyorum.

Ramazan ayı gelince malumunuz yemek bloglarına talep artıyor. Ana yemek ve tatlı tarifleri öne çıkarken çay sofralarını süsleyen pastalar, kurabiyeler biraz arka plana atılıyor. Bunu bildiğim için Ramazan’dan önceki son tarifim bir kurabiye olsun istedim. Tuzlu ve minik atıştırmalık kurabiyelerimi umarım siz de beğenirsiniz:

Tuzlu Baharatlı Kurabiye:

  • 4 dolu dolu yemek kaşığı tereyağ
  • 1/2 su bardağı zeytinyağ
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 2 yumurta (birinin sarısı üstüne)
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı karbonat
  • 5 damla limon suyu
  • Aldığı kadar un
  • Tuz, pulbiber, kekik

Üzeri İçin:

  • Mavi haşhaş, çörekotu

Tereyağını eritip zeytinyağ ile birlikte derin bir karıştırma kabına alın. Yoğurt ile 1 yumurta ve diğer yumurtanın akını da ekleyip iyice çırpın. Üstüne karbonat, kabartma tozu, limon suyu ve baharatlara birlikte unu yavaş yavaş ilave edin.

Ele yapışmayan bir hamur elde edince tezgahın üstüne un serpip hamuru 1/2 cm kalınlığında açın. Kurabiye kalıpları ile çarpalar çıkarıp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin. Üstüne yumurta sarısı sürüp çörek otu ve mavi haşhaş serpin.

190 derecede önceden ısınmış fırında pişirin.

Afiyet olsun.

Patlıcan Pabucaki

patlican-pabucaki

Yaz geldi ve patlıcan mevsimini açtık. Patlıcanı çok seviyorum, hele de közlenmiş haline bayılıyorum. Ama her yemeği de közleyerek yapamıyoruz. Gerçi kızartmaktan kaçındığım için közlenmiş patlıcanla karnıyarık da yaptım; oysa ki  patlıcanın bir de haşlanarak kullanıldığı lezzetli yemekler varmış ki ben bunu yeni öğreniyorum :( Patlıcan pabucaki  tarifinde haşlandığını görünce işte aradığım hafif patlıcan tariflerinden biri dedim. Ramazan gelmeden yapabileceğim hafif yemekler arasına bu tarifi de ekledim. Korkmadan yiyeceğiniz harika bir zeytinyağlı ayrıca…

Not: Ben tarifi yarım ölçek olarak uyguladım. Sizlere Sahrap Hanım’ın sitesindeki gerçek ölçüleri veriyorum.

Patlıcan Pabucaki:

  • 4-5 adet kemer patlıcan
  • 2 adet kuru soğan
  • 2 adet domates
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1/2 su bardağı zeytinyağ
  • 2 adet yumurta
  • 50 gr. kadar beyaz peynir
  • Tuz, karabiber
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker

Üzeri İçin:

  • Rendelenmiş kaşar peyniri

Patlıcanları yıkayıp soymadan ve saplarını kesmeden karnıyarıktaki gibi bıçakla patlıcanları yarın ve tuzlu suda yarım saat kadar bekletin. (Ben bekletmeden yaptım :)) Sonra patlıcanları bir tencereye alıp üstlerine çıkacak kadar su ekleyin ve yumuşayıncaya kadar pişirip sudan çıkarın ve soğumasını bekleyin. Bir kaşık ve bıçak yardımıyla patlıcanların içini sadece kabukları kalacak şekilde boşaltın.

Bir tavaya zeytinyağ döküp küp doğradığınız soğanları kavurun. Üstüne doğradığınız patlıcan içlerini sonra da küp doğranmış domatesi ekleyin. Domates yumuşamaya başlayınca küçük doğranmış peynir ve ince doğranmış maydanozu da harca ekleyin. Tuz ve karabiberi ilave edin. Ocağın altını kapatıp yumurtaları kırıp harca ekleyip hemen karıştırın.

Patlıcanları yağlanmış bir fırın kabına alıp içlerini harçla doldurun. Üstlerine rendelenmiş kaşar peyniri ve kalan zeytinyağını gezdirip 175 derece fırında 10-15 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun.

 

 

Beğendili Kuzu İncik

begendili-kuzu-incik

Kırmızı eti az tüketen bir insanım ki verdiğim tariflere bakanlar bunu kolaylıkla anlarlar. Kırmızı ette de tercihim dana eti. Kuzu eti bana biraz ağır geliyor doğrusu ama en değerli et kuzu eti derler. Ben de arada da olsa kuzu etini soframa dahil etmeye çalışıyorum. Pek sık almayınca bari almışken bloğum içinde bir tarif oluşturacak yemek yapma çabasıyla beğendi ile kuzu incikleri sundum. Beğendiyi farklı bir et ile denemek isteyenlere güzel bir fikir. Gerçi kemikli eti yeme aşaması sizi zorlayabilir :) Ayrıca kuzu pirzola ile de bu tarifi denemeniz mümkün.

Beğendili Kuzu İncik:

4 kişilik

Beğendisi İçin:

  • 4 adet kemer patlıcan
  • 2 su bardağı süt
  • 2 dolu dolu yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • Tuz

Soslu Kuzu İncik İçin:

  • 4 parça kuzu incik
  • 2 diş sarımsak
  • 1/2 su bardağı rendelenmiş domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Tuz, kekik
  • 2-3 tane defne yaprağı, 1 çay kaşığı tane karabiber,1 diş sarımsak,1/2 adet soğan (bunlar kuzu inciği haşlarken kullanılacak)
  • Sıvıyağ

Öncelikle kuzu inciklerini bir tencereye alıp üstüne çıkacak kadar su ilave edin ve defne yaprağı, tane karabiber, sarımsak ve soğanı ekleyip yumuşayıncaya kadar pişirin.

Patlıcanları yıkayıp dilerseniz fırında dilerseniz ocağın üstünde közleyin.(Ben köz tavası yardımıyla ocakta közledim.) Kabuklarını soyun ve küp olarak doğrayın.

Bir tencereye tereyağını alıp ocağın altını açın. Tereyağ eriyince üstüne unu ekleyin ve unu kokusu çıkıncaya kadar kavurun. Soğuk sütü yavaşça yedirerek una ekleyin. Tuzunu da ilave edip göz göz oluncaya kadar pişirin. Közlenmiş patlıcanları ve rendelenmiş kaşar peynirini de ekleyip karıştırın ve ocağın altını kapatın.

Beğendiyi hazırlarken bir yandan da bir tavaya sıvıyağ döküp ezilmiş sarmısağı kavurun. Üstüne rendelenmiş domates ve birkaç dakika sonra da salçayı ekleyin. Tuz, kekik  ve 1 çay bardağı kadar su ilave edip sosu kaynatın. Kuzu incikleri haşlandıkları sudan çıkarıp sosun içine alın. Sosun içinde de 5 dakika kadar alt üst yaparak pişirin.

Beğendiyi servis tabaklarına paylaştırıp üstüne kuzu incikleri yerleştirin ve servis yapın.

Afiyet olsun.

Bulgurlu Biber Dolması

SONY DSC

Herkese hayırlı günler, Allah(c.c.) yar ve yardımcınız olsun. Herkese sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.

Sağlık herşeyin başında geliyor sözünü hepimiz çok sık kullanıyoruz ama bu sözün gereğini çoğumuz yerine getirmiyoruz. Yaz sıcakları bastırdı ama çoğu kişiden hastalık haberleri duymaya devam ediyorum. Bağışıklık sistemi zayıf ve her mikroba kolayca yenilen bedenlerimiz var artık. Hastalıklara karşı en iyi silahımız iyi beslenmek aslında ancak zayıflamak adına yapılan diyetleri ben iyi beslenme olarak kabul edemiyorum ne yazık ki. Diyetteyim diyerek çoğu şeyden kendini alıkoyan bir çok kişi kola içmekten (şekersiz içtiklerinde daha iyi bir şey yaptıklarını zannetseler de), cips, kraker yemekten, hazır gıdaları tüketmekten geri duramıyor. Hatta kendileri yemedikleri zaman bile geleceğin sağlıksız nesillerine hazırlık yaparcasına çocuklarına en zararlı şeyleri vermekten çekinmiyorlar.

Bebeğine ek gıdaya geçmesinden itibaren en sağlıklı meyveleri, ev yapımı yoğurtları yediren anne ve babalar kendileri hazır yoğurt ve çorbaları tüketmeye devam ediyor. Kendi sofralarının aslında bebeklerine özendikleri kadar özenilmesi gerektiğini çocuklarına göstermedikleri için büyüyen çocuklarda anne ve babanın yediklerine özenip bir zaman sonra sağlıklı olanı istemiyor.

Bedenlerimizin bize bir emanet olduğu düşüncesini hastalanmadan en an hatırlamak gerekiyor. Öncelikle kendi adıma yaptığımız çoğu yanlış beslenme alışkanlıklarımızın farkına varmayı ve hem sahip olduğumuz emanet bedene, hem de emanet evlatlarımıza iyi bakabilmeyi Allah’tan(c.c.) diliyorum ve bu konunun farkındalık oluşturma noktasında ele alınmasını bilgisi ve yetisi olan herkesten rica ediyorum. Bu dünyada sadece kendimizden değil, ulaşabildiğimiz herkesten sorumluyuz. Doğru bildiğim yanlışlar ya da hiç duymadığım doğrular konusunda fikir ve yorumlarınıza her zaman açığım. Bir yorum ya da bilgi ile hayatımızdaki bir yanlıştan bile dönebilirsek ne mutlu bizlere…

Bu uzun girizgah yazısından sonra tarife geçebilirim sanırım :) Bulgurla bir tarif verip en azından yaptığım girizgaha bir nebze de uyumlu düşeyim istedim. Pirinçten uzaklaşmak isteyenlere bir alternatif olsun…

Bulgurlu Biber Dolması:

  • 9 adet yeşil dolmalık biber
  • 5 yemek kaşığı pilavlık bulgur
  • 1 adet soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 1-2 dal taze nane
  • 3-4 dal dereotu
  • 3-4 dal maydanoz
  • 1 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • Zeytinyağ, tuz

Bulguru bir kaseye alıp yıkayıp süzün. Üstüne küp doğranmış soğan ve domates, ezilmiş sarımsak, ince doğranmış deteotu, nane ve maydanozu zeytinyağ ve tuz ile birlikte ekleyip karıştırın.

Biberleri yıkayıp sap kısımlarından kapak yapar gibi bıçakla kesip tohumlarını çıkarın. İçlerini bulgurlu harç ile doldurup biberleri kestiğiniz kapaklarla kapatın, tencereye dizin. Biberlerin yarısına gelecek kadar tencereye su ekleyin. Biberlerin üstüne zeytinyağ gezdirip suyuna tuz(dilerseniz tuzu yemeğin pişmesine yakın atın ki iyot oranı korunsun) ekleyin. Ocağın altını açıp tencerenin kapağını kapatın. Su kaynamaya başlayınca tencerenin kapağını aralayıp ocağın altını kısın.

Bulgur pişip biberler yumuşayınca ocağın altını kapatın.

Afiyet olsun.

 

Patatesli Bezelye Çorbası

patatesli-bezelye-corbasi

Çorbasını yapmadığım az sebze kaldı sanırım. Bezelye de bunlardan biriydi ve sonunda onunda çorbasını yaptım. Patatesle de çorbayı zenginleştirmek istedim. Bezelye aslında buzluklarımız sayesinde her mevsim sofralarımızda ama taze taze tezgahlarda yerini aldığı son günleri yaşıyor. Bu taze haliyle sizde çorbasını isterseniz işte benim bezelye çorbamın tarifi..

Patatesli Bezelye Çorbası:

  • 2 su bardağı ayıklanmış bezelye
  • 1 adet soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 4 su bardağı tavuk suyu
  • 2 yemek kaşığı telepi un
  • 1 su bardağı su
  • 1 adet irice patates
  • Tuz, sıvıyağ, kırmızı toz biber
  • 1 yemek kaşığı tereyağ

Bir tencereye sıvıyağ döküp minik küp halinde doğranmış soğan ve ezilmiş sarmısağı kavurun. Üstüne unu ilave edip unu kokusu çıkana kadar kavurun. Tavuk suyu ve suyu unu yedirerek yani yavaş yavaş topaklanmasına izin vermeden tencereye ekleyin. Çorbanın suyu kaynamaya başlayınca bezelyeyi ekleyin.

Bezelyeler yumuşamaya başlayınca çorbanın tuzunu ekleyin ve 3-4 dakika kadar kaynatın. Çorbayı blenderdan geçirin.

Patatesi soyup minik küpler halinde doğrayın. Sıvıyağ döktüğünüz tavada patatesleri pişinceye kadar kavurun.

Bir sos tavasında tereyağını eritin. 2 yemek kaşığı kadar sıvıyağı ekleyin. Toz kırmızı biberi de ilave edip 5-10 sn sonra toz biber yanmadan ocağın altını kapatın.

Çorbayı kaselere paylaştırın. Üstlerine kavurduğunuz patatesleri paylaştırıp kırmızı biberli sosu çorbanın üstüne gezdirin.

Afiyet olsun.