Nişastalı Kurabiye

Yine annemden bir tarif var sırada. Annemin geleneksel kurabiyelerinden biridir nişastalı kurabiye. Çoğu misafirine yapar. Eee ben de evlenmiş ve baba evinden çıkmış olduğuma göre misafir sayılırım :) Böyle olunca bize de yaptı anneciğim bu kurabiyelerden. Ağızda dağılan hafif bir kurabiye tarifi istiyorsanız hemen deneyin derim.

Nişastalı Kurabiye:

  • 400 gr.  mısır nişasta
  • 1 paket tereyağ (250 gr.)(oda sıcaklığında)
  • 2 yumurta
  • 1 bardak şeker
  • 5 yemek kaşığı un
  • 1 paket kabartma tozu

Üzeri İçin:

  • Pudra şekeri

Tüm hamur malzemelerini yoğurun ve hamurdan cevizden biraz büyük parçalar koparıp yuvarlayın. Kurabiyeleri yağlanmış fırın tepsisine dizin.

Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 15-20 dakika arası pişirin.

Fırından çıkarıp ilk sıcağı çıktıktan sonra üzerine pudra şekeri eleyin.

Afiyet olsun.

Pişi

Annemlerle beraber, bir de bahçeye karşı bir evde olunca iştahım daha bir açılıyor sanki. İzmir’deyken bu nedenle herkesin şaşırdığı derecede “ben acıktım” dedim. Annem de sağolsun ikindi çaylarına bir sürü şey yaptı. Benim bir kaç katkım oldu ama sanırım bu hafta ben gerçek anlamda “tatildeydim”. Annem pişiyi  ikindi çaylarımızdan biri için yaptı. Tatilimiz boyunca İzmir’de de hava genelde yağmurluydu ama arada açan güneşi fırsat bilip bu fotoğrafı çektim. Evde güneşin aydınlattığı böyle bir fotoğraf karesi yakalamak mümkün olmuyor ne yazık ki :(

Not: Kesinlikle pişi beyaz peynir ile yenmelidir. Bilmeyen var mı bilmiyorum ama tadı böyle çok daha güzel oluyor, bunu da söylemeden geçemedim :)

Pişi:

  • 4 kupa un
  • 1,5 kupa su
  • 1 yumurta
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı hazır toz maya
  • Tuz

Kızartmak İçin:

  • Sıvıyağ

Hamur malzemelerini derin bir kapta yoğurun ve üstünü bir bezle örtüp ılık bir ortamda 1,5-2 saat kadar hamuru mayalandırın.

Hamurdan arada elinizi yağlayarak avuç içi büyüklüğünde parçalar koparın ve eliniz boyutunda elinizde açıp kızgın yağın içine atın. Arkalı önlü kızartın. Havlu kağıt serilmiş tabağa çıkartın. Tüm hamurun bu şekilde kızartıp sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

Mantarlı Balık Çorbası

Balık sezonu geçiyor .  Zaten balıkçılarda da fazla balık çeşidi kalmadı. Yaz boyunca çiftlik ya da dondurulmuş balıklarla yetineceğiz artık. Oğlum  ancak kendinin bildiği bir sebepten dolayı bir süredir balık yemiyor. Ama tabii anne olmanın verdiği azimle ona balık yedirmek için çareler aradım ve balık çorbası  aradığım çare oldu. Daha önce sebzeli balık çorbası yapmıştım. Ancak İstanbul Belediye’sinin Haliç Sosyal Tesisleri’nde yediğim bu mantarlı şekli ailecek o kadar çok hoşumuz gittiki ben de hemen  denedim. İzmir-Çandarlı’dan neredeyse her İzmir’e gidişimizde yaptığımız gibi balıkları aldık ve balık çorbası için de fazla kılçıklı olmaması nedeniyle (babamın tavsiyesiyle)  tavuk balığını tercih ettik. Siz bu tarifi dilediğiniz beyaz etli bir balıkla deneyebilirsiniz.

Mantarlı Balık Çorbası:

  • 1 adet beyaz etli balık
  • 1 adet havuç
  • 7-8 adet mantar
  • 4,5 su bardağı balık suyu
  • 1 su bardağı süt
  • 1  yemek kaşığı nişasta
  • 1 yemek kaşığı un
  • Sıvıyağ, tuz

Balığı temizleyip ya da bizim yaptığımız gibi temizletip haşlayın ve haşlama suyunu saklayın. Balığın derisini ayırıp kılçıklarını ayıklayın ve havuçların büyüklüğünde parçalara ayırın.

Bir tencereye sıvıyağ dökün. Minik küpler halinde doğradığınız havuçları kavurmaya başlayın. Mantarları yıkayıp minik olarak doğrayıp havuçlara ilave edin ve mantarlar yumuşayıncaya kadar kavurun.  Unu ekleyip biraz daha kavurup üstüne süzdüğünüz  4,5 bardak suyunu ekleyin.( Balık suyu yeterli gelmezse su ile tamamlayabilirsiniz.). Kaynamaya başlayana kadar arada karıştırın. 5-6 dakika kaynatın.

Nişastayı sütün içinde eritin. Kaynayan çorbaya sürekli karıştırarak ilave edin. Parçalanmış balıkları ve tuzu en son ekleyip çok karıştırmadan (balıklar çok fazla parçalanmasın diye) 5 dakika kadar kaynatıp ocağın altını kapatın. Sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

Uzun Bir Aradan Sonra…

Selamün aleyküm. Uzun bir ara verdim ve sanırım verdiğim en uzun ara bu oldu ki  merak eden dostlar oldu. Merak edip soran herkese teşekkür ederim.

Ayrılığımın ilk nedeni aslında İzmir’e annemlerin yanına gitmemdi. Gitmeden önceki haftanın çok yoğun olması nedeniyle bloğa girip bir süre olmayacağımı yazmaya bile fırsatım olmamıştı. Gelince nasıl olsa yazlıkta yapılmış güzel yemeklerin tariflerini paylaşıp arayı kapatırım diye umarken tatilimiz sırasında evimize hırsız girdiğini öğrendik. Hırsız evdeki bilgisayarımızı çalmıştı. Aile apartmanında oturmanın verdiği bir kolaylıkla kilidimiz yapıldığı için tatili yarıda kesmedik ama tatil bir bakıma bana zehir oldu. Tatile gitmeden önce yedeklediğimiz bilgisayarın bilgileri elimizde olduğundan giden bilgisayardan az da olsa elimize bilgiler kaldı diye teselli bulduk ama evi ne halde bulacağım endişesi tüm tatil benimleydi. Ev sahipleri olmadan işlem yapmayan polis nedeniyle evde hırsızlık sonrası hiç birşeye dokunulmaması gerekiyordu. Nihayet tatil dönüşü bir endişe ile kapımızı açtık. Evimde benden izinsiz birilerinin dolaşıp evimi kurcalamaları fikri hep rahatsız etmişti beni ama ilk eve girdiğimde bu duyguyu daha da yoğun hissettim. Evime ilk defa giriyormuş gibi çekinerek girdim ki tatil sonrası genelde “evim evim güzel evim” diye girerdim evime. Neyse ki polisler hemen geldiler ve sonrası evimizi yeniden eski haline döndürme uğraşlarıyla geçti. Ama hala tam bir düzen oturtamadım. En azından bloğuma yeniden devam etmem için eşimin bilgisayarından yeniden bazı ayarlar yapmak gerekiyor. Bunları da aşıp bir an önce yeni tarifleri sizinle paylaşıp kaldığım yerden devam etmek istiyorum.

Allah (c.c.) cümlemizi kötü insanların şerrinden korusun. Allah kimseyi kul hakkından anlamayan insanlarla karşılaştırmasın. Amin.

Selametle kalın.

Taze Sarımsaklı Patates Mücveri

Taze sarımsağın tam zamanı. Aslında ilkbahar tüm yeşilliklerinin en taze olduğu zaman. Tüm yeşillikleri taze taze alırken sarımsağı neredeyse tatlıya bile kullanacak biri olarak tazesini kullanmadığımı farkettim :( Özellikle Gaziantep yemeklerinde taze sarımsak çok kullanılıyor.  Benim de Gaziantep yemeklerine ayrı bir düşkünlüğüm var. Gaziantep yemeklerinden Şiveydizi yapmak aklıma düşünce  aldım bu taze sarımsağı ama daha ona kısmet olamadan bu mücverde buldular kendilerini.

Taze Sarımsaklı Patates Mücveri:

  • 4 adet taze sarımsak
  • 3 adet taze soğan
  • 4-5 dal maydanoz
  • 4-5 dal taze reyhan
  • 1 adet iri patates
  • 2 yumurta
  • 2-2,5 yemek kaşığı un
  • Tuz, karabiber, kırmızı pul biber

Sarımsak, taze soğan, maydanoz ve reyhanı incecik doğrayıp derin bir kaba alın. Üstüne soyup çiğden rendelediğiniz patatesi ekleyin. Yumurta, tuz, baharatlar ve unu ekleyip iyice karıştırın. (Un miktarını mücverin kıvamına göre ayarlayabilirsiniz; çünkü patates suyunu salıyor.)

Bir tavaya sıvıyağ dökün ve kızdırın. Mücverden 1 yemek kaşığı alıp kızgın yağa alıp düzeltin. Mücverleri arkalı önlü kızartın ve kağıt havlu serilmiş bir tabağa alın. Sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

Bakla Borani (Isparta Yöresi)

Yemek seçen biri değilimdir. Çok şükür eşimde öyle ama ikimizinde ortak bir noktası var ki taze baklayı pek tercih etmiyoruz. Annem evlenmeden önce arada yapardı. Yerdim ama pek de aradığım bir sebze değildi doğrusu. Evlenince eşim de benim gibi çıktı:) O nedenle evlendiğimden beri hiç taze bakla almadım. Sonra artık bu sene bu durumu değiştirmenin vakti geldi diyerek ilk baklayı aldım. Klasik zeytinyağlı yemek halini yaparak işe başlamak istemedim. Sonuçta bu sebzeyi evlendiğimden beri ilk defa yapacaktım ve bundan önceki izlenimleri silecek bir yemek olmalıydı. Sonunda bakla borani ile tanıştım ve ailemi de tanıştırdım :) Sonuç; taze bakla ile aramız düzeldi. Bakalım darısı yeni taze baklalı tariflerin başına…

Bakla Borani:

  • 300-350 gr. taze bakla
  • 1 adet soğan
  • 2 yemek kaşığı pilavlık bulgur
  • 1/2 limonun suyu
  • Tuz, zeytinyağ

Yoğurt Sosu İçin:

  • 1 kase yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı mayonez
  • 1 iri diş dövülmüş sarmısak
  • 5-6 dal ince doğranmış dereotu
  • Tuz

Üzeri İçin:

  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber

Baklayı yıkayıp temizleyin. Bir derin kaba su doldurup limon suyunu içine dökün. Baklaları 1-1,5 cm genişliğinde kesip kararmaması için hemen bu suyun içine atın.

Bir tencereye zeytinyağını alıp ince doğranmış soğanı az bir su ilavesiyle(zeytinyağ yanmasın diye) kavurun. Üstüne bakları ilave edip kendi suyula 5-6 dakika daha kavurup üstüne yıkayıp suyunu süzdüğünüz bulguru ekleyin. Biraz karıştırıp üstüne çıkacak kadar su ilave edin. Tuzunu da ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Kaynamaya başlayınca ocağın altını kısın. Tamamen suyunu çekinceye ve baklalar yumuşayıncaya kadar pişirin. (Baklalar yumuşamadıysa  biraz daha su ekleyip pişmesini sağlayın.) Ilımasını bekleyin.

Bir kasede yoğurt sosu için gerekli malzemeleri karıştırın ve ılıyan baklanın üstüne döküp karıştırın.

Bir sos kabında tereyağını eritip üstüne sıvıyağ ve toz kırmızı biberi ekleyin ve kırmızı biber çok yanmadan ocağın altını kapatın.

Bakla boraniyi bir servis tabağına alıp üstüne kırmızı biberli yağı gezdirin.

Afiyet olsun.

Anneler Günü Kahvaltısı 2012

 

Bu sene 3. anneler günüm. Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.Mutlu ve huzurlu, yavrularınızla güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle bu güne özel “kendimi şımartmak” adına eşimin de yardımlarıyla hazırladığım kahvaltı sofrasını sıcağı sıcağına paylaşmak istedim.

Kahvaltı Soframızda:

  • Peynir, zeytin, reçel ve bal
  • Ailecek çok sevdiğimiz fıstıklı helva (tabii ki Koska’dan)
  • Özellikle oğlum için olan taze sıkılmış portakal suyu

  • Fırında Baharatlı Patates (elma dilimi şeklinde kestiğim patatesleri zeytinyağ, tuz, kırmızı toz biber ve kekik ile harmanladım)
  • Fırında Sigara Böreği (Sarıp üstlerini hafifçe yağlayarak hafif olsun diye fırında pişirdim)

  • Farklı sunumlu şişte domates+salatalık+kaşar peyniri

  • Menemen

Afiyetle kalın.