Çikolata Soslu Vişneli Rulo Pasta

Tefsir grubumuz için hazırladığım sofranın tatlısının yayınlanma zamanı geldi. Çikolatalı ya da kakaolu pastalara vişneyi çok yakıştırıyorum. Talıların tadını kıran o mayhoşluğu hoşuma gidiyor. Çikolata soslu ve kakaolu olmasına rağmen bana  oldukça hafif gelen bir tatlı. Vişne ve çikolatayı birlikte sevenlerin seveceğini umuyorum. Pastamızın kremasının tarifi Hünerli Bayanlara  ait. İşte tarifimiz:

Çikolata Soslu Vişneli Rulo Pasta:

Keki İçin:

  • 4 yumurta
  • 4 yemek kaşığı şeker
  • 4 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu

Keki Islatmak İçin:

  • 1/2 su bardağı süt

Pasta Kreması İçin:

  • 3 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 2 tatlı kaşığı mısır nişastası
  • 2 adet yumurtanın sarısı
  • 1,5 su bardağı dondurulmuş vişne
  • 1/2 su bardağı damla çikolata

Sosu İçin:

  • Hazır çikolata sosu

Kek için yumurta beyazlarını ayrı bir kapta, yumurta sarılarını da şekerle ayrı bir kapta iyice çırpın. Kar haline gelen yumurta beyazlarına sarılarını ekleyin ve krema halindeki beyazları söndürmeden yavaşça karıştırın sonra diğer kek malzemelerini de ekleyip yine karışımı söndürmeden karıştırın. Keki yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine ince tabaka olacak şekilde serin ve 170 derecede pişirin.

Keki fırından çıkarır çıkarmaz yağlı kağıt ile birlikte çok sıkı olmayan bir rulo yapın.

Pasta kreması için vişne ve damla çikolata haricindeki tüm malzemeleri karıştırın ve ocağın altını açın. Sürekli karıştırarak topaklanmasını önleyin. Kaynamaya başlayıp göz göz olunca 1-2 dakika daha  bekleyip ocağın altını kapatın. Kabuk tutmaması için arada karıştırarak ılımasını sağlayın.

Rulo halindeki keki yavaşça yağlı kağıttan ayırıp düz konuma getirin ve süt ile ıslatın. Pasta kremasını kekin üstüne yayın. Vişneleri ve damla çikolatayı kekin her yerine eşit gelecek şekilde dağıtın ve keki tekrar rulo haline getirin. Üstünü streç film ile kaplayıp bir gece dolapta bekletin.

Çikolata sosunu üzerindeki tarife göre hazırlayıp sürekli karıştırarak soğutun. 2 parmak genişliğinde dilimlediğimiz pastaların üstüne servis öncesinde dökün.

Afiyet olsun.

 

Reklamlar

Helal mi, Haram mı?

Herkese hayırlı ve güzel bir hafta sonu diliyorum. Bugün, bir hafta kadar önce katıldığım “Helal Gıda Semineri” nde edindiğim bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Açıkçası bunu üzerime verilmiş bir görev gibi düşünüp bildiğimden başkalarını da haberdar etme sorumluluğu ile yapma düşüncesindeyim.

Bildiğiniz gibi biz müslümanlar için dinimizin helal ve haram saydığı bazı yiyecek ve içecekler var. Bunlardan hınzır eti ve alkollu içkiler herkesin malumu. Ancak bunlardan başka helal olduğu halde Allah adına kesilmemiş ya da kanı akıtılmadan öldürülen hayvanların da haram olduğu dinimizce bildiriliyor. Kuran-Kerim’in Maide süresinin 3. ayetinde kapsamlı olarak haram kılınan etler açıklanmış. Buraya kadar herşey normal görünüyor. Bunların hepsini zaten çoğu müslüman kardeşimiz biliyor. Kendi evimizde yapıp tükettiğimiz çoğu gıda da bunlara dikkat etmeye çalışıyoruz. Yalnız günümüzün hızlı yaşam koşullarında artık çoğu ailenin evine hazır gıdalar olabildiğince her alanda giriş yapmış bulunmakta. Sütümüz hazır, yoğurdumuz hazır, köftemiz hazır, patatesimiz bile dilimlenmiş olarak hazır. Bu hazır gıdalar belli üretim aşamalarından geçip raflarda yerlerini alıyor ve bize gelene kadar geçen aşamalarda şekil ve tat bozulmalarına uğramamaları için de bazı ilave maddeleri içeriyorlar. Peki sorulacak soru bu ilave maddelerin olması bir şeyi haram yapar mı? İşte bu noktada seminerde verilen örnekleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Seminere genel olarak damgasını vuran “jelatin” maddesinden bahsetmek en uygunu olacak ki zaten çoğu gıda maddesi içinde yeralması açısından da önemli bir madde kendisi. Jelatin, memeli hayvanların dokusunda, kasları birbirine bağlayan kısımlarda bulunan kollagenden çıkarılan bir protein maddesi. Kemikli etlerin kaynatılması sırasında çoğu ev hanımının da şahit olduğu et suyunun soğuduğunda aldığı jölemsi kıvamı işte bu madde sağlıyor. Bu madde dünya gıda sanayiinde sığır ve domuzların kemik ve bağ dokularının kaynatılması ile üretiliyor ki Türkiye’de bunun üretimi yapılmıyor. Dünyada yılda 380.000 ton jelatin üretiliyor ve Türkiye her yıl 4.000 ton jelatin ithal ediyor. Gelen jelatinin ne kadarı domuzdan ne kadarı sığırdan bunu tam bilemiyorum. Ancak semineri düzenleyen “GİMDES(Gıda ve İhtiyaç Malzemeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği)” gelen tüm jelatinin sığırdan elde edilmesi varsayımıyla kesilen sığırın helal olup olmadığı araştırmasına girişmiş. Sığırların kesimhanelerde önce şoklanıp sonra kesildiği ancak şoklanan hayvalarda kesim anına kadar yaşadığına dair hiç bir belirti görülmediği için aslında eti helal olan sığırın kesilmeden önce ölüp etinin mundar olmuş olması olasılığının bulunduğu belirtiliyor ve yapılan incelemelerde bu etler için helal denilemiyor. Bu ne demek peki? ve biz hangi gıdalar içinde helal olduğu şüpheli olan bu kesimden elde edilen jelatini tüketiyoruz? diye sorulacak olursa işte asıl büyük sorun bu noktada başlıyor.

Evde yoğurt yapan arkadaşlar bilirler. Evde yapılan yoğurt sarsıntılara pek dayanıklı değildir. Bir pikniğe yanınızda ev yapımı yoğurt götürdüyseniz piknik alanına vardığınızda koyu bir ayran kıvamına geldiğini görürsünüz. Peki bize gelene kadar bir çok noktayı dolaşan hazır yoğurtların neden şekli hiç bozulmuyor. Sorunun cevabı jelatin. Hiç bir yoğurdun içindekiler kısmında yeralmıyor ancak Türkiye’deki çoğu firmada araştırma yapan ve onlara “Helal Gıda” sertifikası vermeye yetkili GİMDES yoğurtların içinde jelatin bulunduğunu açıklıyor. Tabii sadece yoğurt değil jelatini içeren. Jelatin süt tozu yapımında, pasta ve kremalarda, marshmallow, haribo, jelibon tarzı şekerlerde, tüm jöleli pastalarda, dondurmalarda, eritme peynirde, diş macununda, ilaç sanayiinde kapsüllü ilaçların dış kaplamasında kullanılıyor. Neredeyse sebze ve meyve dışında şüpheli bir şey kalmamış gibi görünüyor değil mi?

Tabii Türkiye’de bazı firmalar sorumluluk bilinciyle üretimlerini “Helal Gıda” standardına çevirip GİMDES firmasından sertifikalar alıyorlar. Bu firmaları öğrenmek ve GİMDES hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen arkadaşlar www. gimdes.org veya www. gimdes.com ya da www. gidaraporu.com adreslerini ziyaret edebilirler.

Ben bu yazı ile sadece Dünya’da 2 milyarı bulan müslüman nüfusun artık biraz daha bilinçli hareket etmesinin zamanının geldiğini ve uyutulan bir müslüman topluluk yerine kendi haklarını bilip hesap soran bir topluluk olmanın gerekliliğini vurgulamak istedim. Üretimini helal noktaya çekmenin mümkün olduğu çoğu gıdanın bu şekilde üretilmesi konusunda firmalara gerekli baskıyı yapmaya başlamanın zamanı geldi ve geçiyor.

Daha bilinçli hareket etme noktasında bir ufuk açan bu seminere katkı sağlayanlara teşekkür ediyorum ve Helal Olsun Türkiye diyorum.

Tefsir Grubu Masası Benim Menüm

Tefsir grubu için hazırladığım menüye geçmeden önce lahana salatasına yorum bırakmaya niyetlenip yoruma kapalı olduğu için bunu bana haber veren arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum. Nasıl oldu bilmiyorum ama onu yoruma açma yollarını arıyorum. Sorunu en kısa zamanda gideririm inşAllah.

Çarşamba günlerimizin tefsir için toplandığımız günler olduğunu daha önceki yazılarımda bir kaç defa belirtmiştim. Tefsir sonrası kurulan sofralarında bazı fotoğraflarını yayınlamıştım ama hep ablamın menülerini yayınlamak kısmet olmuştu. Bugün kendi menümü fotoğraflama imkanını yakaladım. Bu aralar tüm sofralarıma hakim olan salatası bol hafif menüler geleneği bu seferde devam etti. Tefsirden sonra aşırıya kaçmamak için aldığımız 4 çeşit olan ikram sınırı kararına göre hazırladığım menü:

  • Salatalıklı Semizotu Salatası
  • Pirinçli Yeşil Mercimek Salatası
  • Sebzeli Erişte Böreği
  • Çikolata Soslu Vişneli Rulo Pasta

Menüde bulunan ve daha önce tarifini verdiğim sebzeli erişte böreğini tarif miktarını 1,5 kat arttırarak yaptım ve tarifteki sebzelere ilave olarak yeşil soğanlarla birlikte 1 adet pırasanın beyaz kısmını ve 1 adet de kırmızı biberi kavurdum. Böylece malzeme çeşidi daha bol oldu:)

Şimdilik salataların tariflerini yayınlıyorum. Rulo pastanın tarifi ise bir sonraki yazıya inşAllah. Herkese hayırlı günler.

Salatalıklı Semizotu Salatası:

  • 1 bağ semizotu
  • 3 adet salatalık
  • 4 adet taze soğan
  • 7-8 dal maydanoz
  • 7-8 dal dereotu
  • 6-7 tepeleme yemek kaşığı yoğurt
  • 2-3 diş sarmısak
  • Zeytinyağ, tuz
  • Fesleğen, pulbiber

Semizotu ve diğer yeşillikleri iyice yıkayıp ince ince doğrayın ve derin bir kaseye alın. Salatalıkları da ince küpler halinde doğrayın ve semizotlarına ekleyin. Sebzelerin üstüne 2-3 kaşık zeytinyağ gezdirin ve harmanlayın. Başka bir kasede yoğurt, rendelenmiş sarmısak ve tuzu karıştırın ve semizotlarının üstüne dökün iyi karıştırın. Salatayı derin bir servis kasesine alıp fesleğen ve pulbiber ile süsleyin.

Afiyet olsun.

Pirinçli Yeşil Mercimek Salatası:

  • 1,5 su bardağı yeşil mercimek
  • 3/4 su bardağı pirinç
  • 2-3 adet taze soğan
  • 7-8 dal maydanoz
  • 2 adet rendelenmiş havuç
  • 5-6 adet kornişon turşu
  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi
  • Tuz, sumak, zeytinyağ

Yeşil mercimek ve pirinci ayrı ayrı haşlayıp sularını süzün ve derin bir kap içinde karıştırın. İnce doğranmış taze soğan, maydanoz, kornişon turşu ve rendelenmiş havucu da ekleyip hepsini harmanlayın. Nar ekşisi, sumak, tuz ve zeytinyağını da ilave edip karıştırın ve derin bir servis kasesine alın.

Afiyet olsun.

Coleslaw ( Lahana Salatası)

v

Kış geçmeden yapmak istediğim salatalardan biriydi lahana salatası. Coleslaw da denilen bu salatayı bundan önceki senelerde daha çok yapardım amabu sene çok fazla lahana alamadığım için ancak kış sonuna doğru yapmak nasip oldu. Oldukça sağlıklı, bir o kadar da lezzetli bir salata. Ben ev yoğurdu kullandığım için biraz sulu oldu ama süzme yoğurt kullanırsanız daha kıvamlı bir salata elde edebilirsiniz.

Coleslaw (Lahana Salatası):

  • 4 su bardağı ince doğranmış lahana
  • 2 adet rendelenmiş havuç
  • 5-6 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı hardal
  • 1 yemek kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı şeker veya pudra şekeri
  • Tuz, zeytinyağ

İnce doğranmış lahanaları tuz ile ovup suyunu sıkın ve derin bir kaseye alın. Havuç, mayonez, hardal, şeker, tuz ve 1-2 kaşık zeytinyağını da lahanalara ekleyip iyice karıştırın. Servis tabağına alıp dereotu veya maydanoz ile süsleyin.

Afiyet olsun.

Zeytinyağlı Enginar Dolması

Herkese hayırlı akşamlar diliyorum. Bu güzel Nisan akşamında baharın en güzel sebzelerinden enginarla yaptığım bir tarifi paylaşmak istiyorum sizlerle. Bana “en sevdiğin yemek hangisi?” diye sorulacak olsa kesinlikle ilk söyleyeceğim yemek  işte bu. Hani sabah-öğlen-akşam yeseniz bıkmayacağınızı düşündüğünüz (eminim bırakırım ama :)) bir yemek vardır herkesin aklında; işte benim aklımdaki de zeytinyağlı enginar dolmasıdır.

Yoğun bir hafta sonu geçirdiğimi söylemiştim. Bu haftasonuna bir günlük Bursa seyahatini sığdırdık eşimle. İstanbul’da yapraklı enginar bulamıyorum ya da satıldığı yerlere denk gelemedim bir türlü. O nedenle Bursa’da da dolmalık enginarlar olduğunu bildiğim için çarşının her zaman kurulu olan pazarından enginar alma fırsatını kaçırmadık tabii.  Bursa’nın enginarı İzmir’in kinden biraz  farklı ama lezzeti oldukça yerinde. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Karaciğer dostu enginarı mevsimi gelmişken taze taze tüketin. Bu güzel nimetten mahrum kalmayın derim ben:) Buyrun tarifimize:

Zeytinyağlı Enginar Dolması:

2 Kişilik

  • 2 adet enginar
  • 1 su bardağı pirinç
  • 3 adet taze soğan
  • 5-6 dal dereotu
  • 7-8 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz, yarım limon

Pirinci iyice yıkayalım. Bir tavaya 3-4 kaşık zeytinyağını alıp pirinçleri bu yağda bir kaç yemek kaşığı su ilavesiyle kavurmaya başlayalım. (Zeytinyağını yakmamak için kavurma işleminde az su ilave etmeniz uygun olur). İnce doğradığımız taze soğan ve dereotlarını da pirinçlere ilave edip bir kaç dakika kavuralım. 1 su bardağı su ve tuzu ilave edip suyunu çekene kadar pirinçleri yarı kıvamda pişirelim.

Enginarların dış yapraklarını ayıklayalım. Üstlerine vurup yapraklarının arasını elimizle açtıralım. (Enginarlar açılmış lale gibi olacak). Pirinci enginarların içlerine dolduralım. Bir tencereye enginarları alıp enginarların yarısına gelecek kadar su ilave edelim. Limondan 2 dilim kesip enginarların üstüne yerleştirip kalanının suyunu ve tuzu enginarların suyuna ekleyelim. Kalan zeytinyağını da enginarların üstüne gezdirip ocağın altını açalım. Su kaynayınca altını kısıp enginarlar yaprakları yumuşayana kadar pişirelim.

Afiyet olsun.

Çikolata Soslu Meyve Salatası

Bloğu açtığımdan bu yana hiç bu kadar uzun süre tarif eklemediğim olmamıştı. Bu haftanın sonlarına doğru yoğun bir kaç gün geçirmemden kaynaklandı bu durum. Aslında bu aradan sonraki ilk yazımı, yoğurt dahil neredeyse çoğu gıdaya kuşkuyla bakmamı sağlayan geçtiğimiz Perşembe akşamı katıldığım ” Helal Gıda Semineri”‘nde edindiğim bilgiler üzerine yazmayı planlıyordum, ama bu konu oldukça mühim ve bununla ilgili kapsamlı bir yazı hazırlayana kadar bu yazıyı erteliyorum. O yazıyı hazırlayana kadar tariflere devam:)

Akşam yemeklerinden sonra çoğu ailenin bir meyve faslı olur. Bu meyve faslını renklendirecek bir meyve salatası tarifi vermek istiyorum.

Çikolata Soslu Meyve Salatası:

2 Kişilik

  • 1 adet elma
  • 1/2 adet deveci armut
  • 1 adet muz
  • 5-6 adet çilek
  • 1/2 portakalın suyu
  • 50 gr çikolata
  • 1 yemek kaşığı damla çikolata

Derin bir kap içine elma ve kabuğunu soyduğumuz armutu ufak küpler halinde doğrayalım. Muzu ve çileği de halka halinde dilimleyin. Portakalın suyunu meyvelerin üstüne gezdirip tüm meyveleri harmanlayalım.

Çikolatayı ben mari usulü eritelim. Meyveleri servis yapacağımız kaselere paylaştırıp üstlerine eritilmiş çikolatayı gezdirip, damla çikolata ile süsleyelim.

Afiyet olsun.

Mantarlı Tavuklu Gözleme

Bugün sizinle tadı nefis bir gözleme tarifini paylaşmak istiyorum. Mantarın içinde olup da beğenmediğim bir yemek var mı ki?:) Bir de mantarla tavuk etinin uyumu da eklenince bu gözlemeye bayıldım diyebilirim. Gönül isterdi ki gözlemenin yufkasını kendim açayım ama malesef  hazır yufka kullandım. Ben gözlemeler kalın olmasın diye yarım yufkadan bir gözleme hazırlıyorum. Verilen miktardan 4 adet gözleme çıkıyor. Şiddetle bu gözlemeyi denemenizi tavsiye ediyorum. İşte tarif:

Mantarlı Tavuklu Gözleme:

  • 2 adet yufka
  • 1 adet soğan
  • 2 diş sarmısak
  • 1 adet kırmızı biber
  • 7-8 adet mantar
  • 4 yemek kaşığı haşlanmış didiklenmiş tavuk eti
  • 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • Tuz, karabiber
  • Sıvıyağ

Bir tavaya az bir sıvıyağ döküp ince doğradığınız soğan ve sarmısağı kavurmaya başlayın. Kırmızı biberi, ufak küpler halinde mantarları da ince dilimler halinde doğrayın. Kavrulan soğanlara ekleyin. Tuz ve karabiberi de ilave edip iyice karıştırın. Mantarlar pişmeye başlayınca tavuk etlerini de tavaya alıp tüm malzemeleri harmanlayın ve ocağın altını kapatın.

Tezgah üstüne serdiğiniz yufkayı ikiye bölün. Harcın ve kaşarın dörtte birini yufkaya serip yufkayı yanlardan katlayıp kare şeklini verin. Diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayın. Az sıvıyağ döktüğünüz teflon tavada arkalı önce pişirin. Sıcakken servis yapın.

Afiyet olsun.